Entegre Zararlı Kontrolü; Zararlıları tesislerden uzakta tutmayı hedef olarak benimseyip hijyen durumu, izolasyon durumu, depolama kaideleri, gözlem noktalarının işlevselliği prensiplerini kullanarak, tesisi koruyuculuğunu arttıran, gerekli durumlarda ve tercihen en son çare olarak kimyasal kullanımını tercih eden kontrol yöntemidir.
Dünyada;
• BRC (British RetailConsortium),
• IFS (International Food Standart),
• AIB (AmericanInstitute of Baking),
• ISO 22000,
• TSE (Türk Standartları Enstitüsü)
gibi belirleyici otoritelerin zararlı kontrolü teknikleri ile uyum içindedir. Aynı zamanda EPA (Amerikan Çevre Dairesi) , FDA (Amerikan Tarım Örgütü) , NMP (Amerikan Zararlı Kontrolü) , WHO (Dünya Sağlık Örgütü), T.C. Sağlık Bakanlığı Talimatları ile de desteklenen mücadele yöntemidir.
Öncelikle; Müşteri ile ilk temasta risk analizi yapılarak, tesisteki zararlı tür ve popülasyon büyüklükleri tespit edilir, aynı zamanda tesis hijyen durumu, izolasyon durumu kayıt edilir. Daha sonra bu risk analizine göre kullanılması gereken zararlı tuzaklarının tür ve çeşitleri, bunların kontrol sıklıkları belirlenir. Diğer taraftan ise, tesis hijyen ve izolasyon koruyuculuğunu arttırmak için alınması gereken tedbirler önceliklendirilir. Dolayısı ile, tesise Özel bir Entegre Zararlı Yönetim Programı (IPM Programı ) oluşturulmuş olur. Sonraki adım ise yapılan kontroller ve tesislerin aldığı önlemlerin istatistik olarak takibi ve 3. Göz denetimler ve teknik ziyaretler ile zararlı mücadelenin kontrol edilmesi, alınacak ek tedbir ve gerekli revizyonların yapılmasıdır. Böylelikle tesisin zararlı koruyuculuğu arttırılmış olur. Mevsimsel sıcaklık ve yağış dalgalanmaları, çevre şartlarından dolayı oluşan değişimler de öngörülerek gerekli durumlarda ilave ziyaretler yapılarak önlemler alınır.
Entegre Zararlı Yönetimi Kendi içinde farklı bölümlere ayrılır,
1.1. Kemirgen kontrolü; İnsanların besinlerini, tahta, kağıt, deri, kumaş gibi maddeleri, yeraltı telefon kabloları, elektrik izolasyonları gibi yapıları keskin dişleriyle kemirerek zarar vermeleri ve bazı tehlikeli hastalıkları bulaştırmaları nedeniyle insan yaşamında önemli rol oynamaktadırlar. Son yıllarda Halk sağlığına verdikleri zarar ve ekonomik zararları öne çıkmaktadır.
Tesislerin iç ve dış alanları ayrı olarak düşünülmeli ve mücadele teknikleri belirlenmelidir. Bunun için dışa alanda alınması gereken tedbirler not edilmeli ve kemirgenlerin tesislere ulaşma yolları bertaraf edilmelidir. Daha sonra ise tesis dış alanına giren kemirgenler tuzaklar yardımı ile kontrol edilmeli ve bulaşma kaynakları bertaraf edilmeli, tesise gelen kemirgenler ise yok edilmelidir. Tesislerin iç alanları için ise durum daha kritiktir. Kemirgenlerin iç alana girişleri mutlak önlenmeli ve kaz ile iç alana ulaşan veya bulaşanlar ise vakit geçirilmeden ve kimyasal olmayan yöntemler ile yok edilmelidir.
1.2. Yürüyen Haşere Kontrolü, Başta hamamböcekleri olmak üzere, hastalık taşıyan ve insan yaşamı üzerinde sağlık ve ekonomik etkili olan böcek türlerinin kontrolü öne çıkmaktadır.
Daha çok tesislerin iç alanlarında karşılaşılan, nem ve sıcaklık istekleri yüksek olan türler olması, küçük olmaları nedeni ile barınma ve saklanmalarının hatta taşınmalarının kolay olması, birçok maddeyi besin olarak tüketebilmesi nedeni ile mücadeleleri önemli türlerdir.
Diğer taraftan kanalizasyon sistemleri, atık boruları, sulama sistem haznelerinde de yaşayabilmeleri dış alan da mücadele edilmelerine ol açmaktadır. Tesis iç alanında kurulan tuzaklar sistemi ile kontrol edilmeli, varlıklarına rastlanıldığında barınma & saklanama alanları tespit edilerek popülasyonları yok edilmeli, barınma – beslenme – saklanama alanları ortadan kaldırılmalıdır. Aynı zamanda yok edilme sürecin de titiz bir çalışma yürütülerek ilave tuzaklar, ilave ziyaretler yapılmalı, üç hafta boyunca hamamböcekleri ile karşılamaması durumda tekrar normal mücadele takvimine dönülmelidir.
1.3. Uçan Haşere Kontrolü; Başta karasinek ve sivrisinek olmak üzere sineklerin kontrolü için uygulanan yöntemleri kapsar. Ülkemizde zararlı sorunları içerisinde en çok zorlanılan ve başarısızlık ile karşılaşılan kısımdır. İlk olarak işletmelerdeki sinek türleri ve üreme alanları belirlenir ve buraları bertaraf edilemeye çalışılır. Daha sonra ise sineklerin yok edilmesi için elektrikli sinek tuzakları kullanılır. Yapılan risk analizlerinde bu cihazları tipi, sayısı, konumları, kontrol sıklıkları belirlenir. Tuzaklar Kontrol edildikçe tesisteki risk parametleri daha da belirleyici olur ve ilave cihaz, hijyen önlemleri öne çıkar.
Ancak sorun işletmelerin dış alanlarından kaynaklandığında durum daha da zorlaşır. Kontrol edilemeyen komşular, mevsimler dönüşümler ani sinek istilaları yaşanmasına sebeptir. Bu yüzden tesislerin sinek çekiciliğini azaltmak ana yöntem olarak kullanılır. Dış alandaki aydınlatmaların şiddet ve renkleri, hatta yönleri ile ilgili yapılan değişiklikler sonuca etki eder. Diğer taraftan Tesis koruyuculuğunun artırılması için yabani otlar ile mücadele, çimlerin boyunun yüksekliğine kadar birçok parametre bulunur.
1.4. Depo Zararlısı Kontrolü, Depo zararlıları aslen ülkemizde Tarım Bakanlığının sorumluluk alanına girmektedir. Bu zararlılar ile yapılacak kimyasal mücadeleler için kullanılacak kimyasallar T.C. Tarım Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılır. Aynı şekilde kontrolleri için kullanılacak tuzaklar da ülkemiz Tarım Bakanlığının sorumluluğundadır.
Tesislerde depo zararlıları kontrolü için zararlının türü ve popülasyon büyüklüğü ile zarar verdikleri ürünlerin belirlenmesi öncelik taşır. Bunun için de risk analizlerinde yine zararlı türüne göre kullanılacak tuzak sayı ve yerleri ile kontrol sıklıkları belirlenir. Zaman içerisinde tuzaklara yakalanan zararlı türüne göre başta hijyen ve izolasyon önlemleri olmak üzere koruyucu tedbirler artırılır. Depo zararlıları ile mücadele de ülkemizde kimyasal uygulama ve Fümügasyon yöntemleri uygulansa da, depo zararlıları problemlerini çözümü aslında tamamen kimyasal olmayan yöntemler ile başları şansı kazanır.
1.5. Kuş Kontrolü,Kuşların bertaraf edilmesi, istila ettikleri alandan uzaklaştırılmaları için T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış herhangibir kimyasal yoktur.
İşletme dış alanında bulunan kuşların iç alanlar girmesini engellemek için gerekli izolasyon tedbirlerine dikkat edilmesi, tüneme yerlerinin bertaraf edilmesi, besin ve su kaynaklarının yok edilmesi, iç alanlara giriş yapabileceği noktalara çeşitli balonlar asılması, tüneme yerlerinin ağ ile veya çeşitli teller kullanılarak kapatılmaları mutlaka yapılmalıdır.
İç alanlardaki populasyonun bertaraf edilmesi için; Kuşlar ürkütülerek (sesli veya ışıklı lazer vb ekipmanlar kullanılarak) çıkarılmaya çalışılır. Bunun yanında beslendikleri, su içtikleri, barındıkları yerler bertaraf edilerek önlem alınır. En son çare olarak bu noktalara çeşitli tuzaklar kullanılarak populasyon elemine edilir. Kuş vurulması sadece amaç için tasarlanmış özel tüfekler kullanan eğitimli nişancılar tarafından gerçekleştirilir. Başka hiç kimse işletme içindeki herhangi bir kuşu vurmaya teşebbüs etmemelidir. Bu tür yöntemler yalnızca başka yöntem kalmadığında, en son çare olarak başvurulacak yöntemlerdir.
1.6. Yılan Kontrolü, Yılanlar; doğal hayat için yaralı canlılar olduğundan pestisit uygulanması doğru bulunmamaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış herhangibir pestisit yoktur. İşletmeleri tehdit eder boyutlarda bir yılan istilası olduğunda, çeşitli mekanik kapanlar kullanılarak veya elektrikli bayıltıcı cihazlar kullanılarak canlı olarak yakalanır ve doğal yaşam alanlarına canlıya zarar vermeden bırakılır. Bu yöntemlerin işe yaramaması halinde en son çare olarak yapışkan tuzaklar kullanılabilir. Daha önce bu mücadele için kullanılan Kükürt, Naftalen gibi preperatlar T.C.Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklandığından kullanımı yasaktır.
1.7. Tanımlanamayan Çeşitli Böceklerin Kontrolü, İşletme iç ve dış alanlarında, insan, gıda, çevre sağlığına zarar verebilecek, hastalık taşımayan, ancak görsel kirlilik oluşturabilecek veya huzursuzluk yaratabilecek çeşitli toprak böcekleri, Tarım ve Orman zararlıları bu sınıf altında toplanır. Bu tür zaralılar hastalık taşımadıklarından ve haşere kapsamında olmadığından T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış herhangibir kimyasal yoktur. Ancak sorunun çözümü ve bertarafı için uygun görülecek ani veya kalıcı kimyasal formülasyonu ile uygulama yapılması, çeşitli yapışkan tuzaklar kullanılarak önlem alınması uygun olacaktır.
Ziyaret sırasında tür tayini yapılamayan canlılar ile ilgili olarak numune alınması, numune alınması mümkün olmuyor ise fotoğraf çekilerek örnekleme yapılması ve numunenin yollanarak tür tayininin yapılması oldukça önemlidir. Yapılan tür tayini sonunda canlının yaşam biyolojisine göre mücadele ve kontrol yöntemlerinin belirlenmesi mümkündür.
1.8. Kediler ve Köpeklerin Kontrolü, evcil hayvanlar olduğundan bu tür canlılar üzerine pestisit uygulanması doğru bulunmamaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış herhangibir pestisit yoktur.
İşletme dış alanında bulunan bu tür evcil hayvanların iç alanlar girmesini engellemek için gerekli izolasyon tedbirlerine dikkat edilmesi, barınma yerlerinin bertaraf edilmesi, besin ve su kaynaklarının yok edilmesi, iç alanlara giriş yapabileceği alanların kapatılması oldukça önemlidir. İşletme alanına giren bu tür canlıların yakalanması ve zarar görmeden yaşam alanlarına geri dönmelerinin sağlanması için kafesler kullanılır. Bu tür kafesler yardımı ile yakalanan bu tür evcil hayvanlar işletmeden en az 10 km olmak üzere, mümkün ise 30 km uzaklıktaki alanlara bırakılmalıdır. En uygun uzaklaştırma yöntemi ise işletmenin çevresinde bulunan hayvan barınakları ve belediyelere ait bakım merkezlerine bu hayvanların bırakılmasıdır.
1.9. Yaban Hayvanlarının Kontrolü; dünyamızdaki yaşamın bir parçası olduğundan, insan ve çevre sağlığı açısından herhangi bir tehdit edici boyutu olmadığından haşere mücadele kapsamına girmemektedir.
Yaban hayvanları üzerine pestisit uygulanması doğru bulunmamaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış herhangibir pestisit yoktur. İşletmeleri tehdit edecek durumda bir istila sözkonusu olduğunda yerel yönetimlere ait Tarım ve/veya Sağlık İl Müdürlüklerinden gerekli izinler alınarak öncelikle kafesler yardımı ile yakalama yoluna gidilmelidir. Yakalanan hayvanlar doğal yaşam alanlarına bırakılmalıdır. Ancak bu seçenek işe yaramadığında ve yaban hayvanının varlığından dolayı yüksek riskler oluştuğunda bayıltıcı tüfeklerle vurularak ve daha sonrasında yine doğal yaşam alanlarına bırakılarak mücadele etme yolu seçilmelidir. Canlının vurulması sadece bu amaç için tasarlanmış özel tüfekler kullanan eğitimli nişancılar tarafından gerçekleştirilir. Başka hiç kimse işletme içindeki herhangi bir canlıyı vurmaya teşebbüs etmemelidir. Bu tür yöntemler yalnızca başka yöntem kalmadığında, en son çare olarak başvurulacak yöntemlerdir.
1.10. Arıların Kontrolü; Arılar bal ve yaban arıları olmak üzere mücadele açısından ikiye ayrılır. Arılarda diğer haşere sınıfına girmeyen canlılarda olduğu gibi T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış herhangibir kimyasal yoktur. İşletmeleri tehdit edecek durumda bir istila sözkonusu olduğunda; eğer bal arıları ise yerel yönetimlere ait Tarım ve/veya Sağlık İl Müdürlüklerinden gerekli izinler alınarak, mevcut kovanların yerleri saptanarak ve değiştirilmesi sağlanarak önlem alınmaya çalışılır. Aynı zamanda bal arılarının geldikleri noktalara yağmurlama sistemleri kurularak arılar bu noktalardan uzak tutulmaya çalışılır.
Yaban arıları ile mücadelede bal arılarında uygulanan yöntemlerin aynısı kullanılabilir. Bunun yanında; kovan yaptıkları noktadaki oluşum arı kıyafetleri giyilerek bozulur, çeşitli yapışkanlı veya konik tarzdaki traplar kullanılarak, işletmeye geliş yolları üzerine konulabilir.